Kayıtlar

Mustafa Kemal ATATÜRK

Mustafa Kemal Atatürk... Atatürk başarılı, idealist, ileri görüşlü ve aynı zamanda çok büyük bir liderdir. Bu liderliği sadece Türkiye'yi kapsamıyor. Mustafa Kemal, o kadar büyük bir liderdir ki "Küçük akılların alamayacağı kadar büyük bir lider " dersek yeridir. En umutsuz durumlarda bile umudunu yitirmemiş, örnek bir liderdir. Şuan Türk adıyla varlık gösteriyorsak ve bu topraklarda yaşam sürebiliyorsak hepsi Mustafa Kemal Atatürk ve onun önderliğinde ilerleyen ordusu sayesindedir.  Atatürk ilkeleriyle, yenilikleriyle tanınan bir lider olmakla birlikte bizler için çok büyük önem taşımaktadır. Tüm Dünya'ya örnek olmuş, başarıya inanınca yapılmayacak hiçbir şey olmadığını kanıtlamıştır. Ayrım yapmadan tüm milletini bir araya toplamış, teşkilatçı özelliğiyle tanınmış, imkansız denilen her türlü başarıya imza atarak şuan üzerinde yaşadığımız toprakları bizlere miras bırakmıştır. Sanata, eğitime, kültürel her türlü etkinliğe önem veren Atatürk, bu alanlara çeşitli yatırı...

İnsanın Kendine Vakit Ayır(a)maması

İnsanın kendine zaman ayıramaması... Ne kadar normal bir şeymiş gibi gözükse de aslında çok normal bir şey değil. Günümüzün (uyku harici) büyük bir kısmını iş yerlerinde, okullarda, kütüphanelerde geçirmekteyiz. Hedeflerimiz için emek ve çaba harcıyoruz fakat kendimizi ihmal ediyoruz, kendimize zaman ayır(a)mıyoruz.İnsan kendine vakit ayıramayınca bunu birçok sebebe bağlar. Yakın çevresine, o anki psikolojisine ve daha birçok sebebe... Aslında bu kadar yorgunluğun ve yıpranmışlığın tek bir sebebi var: insanın kendine zaman ayıramaması. Günümüzün tamamını o amaç için değil de kendimize de zaman ayırarak geçirsek belki de bu kadar yorulmayacağız. Belki arkadaşlarımızla her zaman dışarıya çıkamayız ama evde kendimize zaman oluşturabiliriz. Kitap okumaya, yürüyüşe çıkmaya, müzik dinlemeye veyahut sevdiğimiz bir şeyi, hobimizi yapmaya zaman ayırsak belki bu kadar yorulmayacağız.. Yani buradan anlamamız gereken; günlük hayatımızda her ne olursa olsun kendimize vakit ayırmamız gerektiğidir. ...

Yeni Yaş (Hikaye)

 Üniversiteye başlayan bir öğrenciyim. Ailemden kopmanın hüznü ve rahatlığı bir kenarda yeni şehre alışmaya çalışıyorum. Bazen zor gelse de başarmanın gurur ile arkadaşımla aynı eve çıkmanın sevinci içerisindeyim.    Bazen okul çıkışı, hafta sonları hava almaya çıkıyorum. Bugün de o günlerden biri. Şehrin karmaşasından, belirli bir yaştan sonra ailem tarafından yargılanmaktan, derslerin yoğunluğundan uzaklaşmak istiyorum. Eğlenceli ve bir o kadar yoğun geçen lise yıllarımı, iyi bir liseye gitmem için çabalayan ortaokul öğretmenlerimi düşünüyorum. Önceden onları her düşündüğümde yüzümde acı bir tebessüm oluşurken şimdi anlıyorum büyüdüğümü. Çünkü onların bana anlattığı, söylediği her şeyi günlük yaşantımda uygulamaya başladık. Birçoğuyla halen görüşüyorum. Özellikle lise öğretmenlerim ve Türkçe öğretmenimle. Bana ilham kaynağı olan insanları unutmak kolay olmasa gerek. Kimi zaman bir köprüde yürürken eski halimi düşünüyorum. Önceden bu yollardan bir arkadaş grubuyla yürürk...

Bağımlılık...

 Bağımlılık;kişinin bir şeye körü körüne bağlanması,o şeye çok alışması ve bırakmaması gibi anlamlara gelir. Başka bir deyişle insanların haz aldıkları olumsuzlukların zaaf haline dönüşmesine bağımlılık denir. Bağımlılığın birçok türü vardır: teknoloji,sosyal medya,içki,kumar,madde bağımlılığı bunlara örnek olabilir. Ülkemizde bağımlılığın arttığı bu dönemde sokaklarda telefondan kafasını kaldırmayıp birilerine çarpan, madde kullanmaktan hücreleri uyuşmuş ne yaptığını bilmeyen, alışveriş için girdikleri mağazalardan bir türlü çıkamayan birçok insan bağımlılık konusunda örnek teşkil eder. Bağımlılık, genellikle depresyonda veya olumsuz duygular içinde kaybolan kişilerin içlerindeki boşluk hissini doldurmak istemesiyle ortaya çıkar. Ayrıca bazen gelecek kaygısı bazen düzensiz insan ilişkileri bazen ise bulunulan çevre insanı bir bağımlılığa sürükleyebilir. Bağımlı birey bu halini farkına varıp kabullenmekte zorlanmasınının yanı sıra bağımlı olduğu eylemi veya nesneyi bırakırsa da hay...

Umut Işığı...

Tebessüm kelimesinin kişiye göre birçok tanımı vardır. Öznel bir şekilde tanımlamak gerekirse insanların mutlu ruh hallerinin en güzel dışa vurmuş halidir. Bir diğer deyişle gülümsemedir veya en güzel iyiliktir. Tebessümün tanımını yaptığımıza göre biraz da bir tebessümün insanlar üzerindeki etkisine bakalım: hayattan bıkmış belki de yorgun,hüzünlü bir insana gülümsediğinizde (tebessüm ettiğinizde) o insan o an ki yorgunluğu, hüznü hafiflemiş veya gitmiş hisseder. Bir diğer deyişle o insanda umut ışığı yakmasını sağlarsınız ve o insan da size gülümser. Tebessüm bulaşıcıdır diyebiliriz çünkü siz birine gülümseyecek olsanız o insan da size gülümseyecektir. Öznel olarak söyleyecek olursam tebessüm benim için umut ışığıdır. İnsanın kederini uzaklaştırır; içini umutla,mutlulukla doldurur. Birini görünce gülümsemek, o insanda umut ışığı yakmak zor olmasa gerek...

2022...

Her duygu istisnasız yaşandı. Düştüğümde kaldıranlar oldu, sevincime ortak olanım oldu, hüznümü şüphesiz paylaştığım insanlar oldu. Her biri çok kıymetliydi elbet. Ama bazılarının kıymetini bilemedim sanırım veya şuan görüşemediğim için öyle geliyor. Bu yıl bana çok şey öğretti. Karşımdaki ailem bile olsa her şeyi yapabileceklerini, azmimi kaybetmeden çalışmam gerektiğini, öğretmen kavramının önemini, arkadaşlarımın hangisinin iyi gün, hangisinin kötü gün dostu olduğunu kısaca her şeyi öğrendim. En önemlisi zorluklara rağmen pes etmeden çalışmayı... Evet, kimi zaman düştüm ama beni kaldıranlar, yaparsın diyenler oldu.  Evet,kimi zaman ağladım ama öyle insanların oldu ki ağlamamı istemedi, bir kelimesiyle beni güldürebildi. Belki hedeflerime ulaştım belki de ulaşamadım ama önemli olan mutlu muyum? Mutluysam her şey tamamdır bir nevi.. Kimi zaman zarar veren ailem de olsa sabretmeyi onlar yokmuş gibi davranmayı öğrendim. Belki bu olay içimdeki aile kavramını soyutlaştırdı ama böyle o...

YAZMAYA BAŞLAYALI TAM 1 YIL-2

Geçen sene bugün, canım sıkılıyordu. Aldım elime kalemi,bir şeyler yazmaya başladım. Yazmak hoşuma gitmişti. Ben böyle yazıyorum ama biri değerlendirmeli,yön vermeli bana dedim kendi kendime. Kurs Türkçe öğretmenime gösterdim. Değerlendirmeleri yaptı. Her pazartesi kurs saatleri boş olurdu. Yapamadığım sorulara bakardık ardından da yazdığım yazıları değerlendirirdi. Altıncı sınıf kursunda tanışmıştık kendisiyle. Ders öğretmenime gösterecektim ama o zamanlar bir samimiyet yoktu aramızda çekiniyordum daha doğrusu. Aradan bir iki hafta geçtikten sonra ders öğretmenime de gösterdim. Ardından Seçmeli Spor öğretmenim,sınıf öğretmenim derken gerisi geldi. Artık yarışma olduğu zamanlar çağırıp haber veriyorlardı. Ayrı bir gurur veriyordu bana. Kendi çapımda yazmaya başlamışken zamanla yarışmalarda derece yapar hale gelmiştim. Onları gururlandırıyordum ayrı bir mutluluk kaynağı oluyordu bana.  Artık yazılarımda yazım hatası çok az oluyor,kimi zaman hiç olmuyordu. Bu da ayrı bir mutluluk kay...

YAZMAYA BAŞLAYALI TAM 1 YIL

Vay be dile kolay bir yıl. Bakıyorum da ilk yazımı Türkçe öğretmenime gösterirken ki kararlılığım,azmim, heyecanım hiç değişmemiş. Hep aynı azimle devam etmiştim yazmaya. Yılmadan, yorulmadan... Her sayfasında farklı bir anı canlanıyor gözümün önünde. Bu yazıda şunu demişlerdi diyorum,bu yazımı çok beğenmişlerdi diyorum. Büyük bir heyecanla yazdığım yazılar acı bir tebessüm sebebi oluyor zamanla. Her bir sayfa geri gittiğimde zamanı da geri sarıyorum sanki. İlk sayfadan,ilk yazımdan itibaren bakıyorum. Bu süreçte evet yanımda olan öğretmenlerim olmuş,ailem ne kadar desteklemese de öğretmenlerim ve arkadaşlarım yazmayı bırakmamam için ellerinden geleni yapmışlar, yapıyorlar. İlk yarışma sevincimi unutamıyorum. "Kent Yangını" konuluydu. Ümitsiz bir şekilde yarışmaya girmeme rağmen ilçede ikinci olmuştum. O gün Türkçe öğretmenimin WhatsApp grubuna attığı "Kardelen'i tebrik ediyorum👏🏻" mesajını gördüğüm an ki heyecanım her şeye değerdi. Ertesi gün derste öğretmenl...

Cumhuriyet Destanı

Resim
Cumhuriyet;milletin egemenliği kendi elinde tuttuğu ve bunu belli süreler için seçtiği temsilcileri aracılığıyla kullandığı yönetim biçimidir. Ülkemiz de demokrasi ile yönetilen halk cumhuriyetlerinden biridir. Cumhuriyet;bir milletin,sesini, gücünü, aydınlık yolunu ifade eden semboldür. Bu yönetim şekli binlerce asker ile onca cephede dökülen kanlar sonucu çok büyük fedakarlıklarla kazanılmıştır. Cumhuriyet, Atatürk tarafından bizlere hediye edilen çağdaşlığın en büyük göstergesidir. Halk; cinsiyet, ırk,din, millet fark etmeksizin kendini yönetecek kişiyi oy birliği veya oy çoğunluğuyla seçerek yönetim içinde bulunur. Halkın özgür olması, fikirlerini beyan etmekten çekinmemesi huzur ve refah içerisinde yaşaması için çok büyük hazinedir. Türk milletinin kanında mevcut olan kudret, yüreğine sığmayan özgürlük duygusu, ardında birçok sahne bulunduran destansı bir öyküyle cumhuriyetin ilanında temel olmuştur.  Yaşanan onlarca öykü ve verilen mücadelenin eseri olan cumhuriye...

Öğretmen..

Bir okulu öğretmen değerli kılar aslında. Öğrenci,öğretmeni sevdiği zaman o öğretmenin dersine daha keyifle girer,daha büyük heyecanla girer o derse. Öğretmen için de aynıdır bence. Bir sınıfa girdiğinde onu dinleyecek,keyifli bir şekilde ders işleyebileceği bir sınıf ister bazen. Çünkü öğretmenlerin de anlaşılmaya ihtiyacı vardır. Kimi zaman öğretmenlerle olan sohbetleri böler soru sorarsınız öğretmeninize. Öğretmenler size zamanını ayırır;anlamadığınız soruyu, anlamadığınız konuyu defalarca bıkmadan anlatırlar. Belki de bu yüzden öğretmenler değerli olmayı hak ediyor.  Bir öğretmen sadece ders anlatmaz size. Derdinizi dinler,derman olmaya çalışır. Bir arkadaş gibi yaklaşır, şaka yapar, takılır size. Bazen bir abi/abla gibi yaklaşır, kardeşi yerine koyar. Aile şefkatiyle, sevgisiyle yaklaşır bazen de. Güvenirsiniz öğretmeninize. Çünkü bir süreden sonra sadece sekiz harften ibaret olmaz. Her anınızı bilen insanlar haline gelirler. Canınızın neye sıkıldığını bilirler,hangi konuyu an...

Özlemek...

"Özlemeye çare yoktur." demiştik en son. Gerçekten özlemeye çare yoktur. Tam unuttum dersin,o gece rüyanda görürsün her şey yeniden başlar. Artık hayatına devam etmen gerek bilirsin ama olmaz,devam edemezsin. Anılar aklına gelir,o keyifli sohbetleri hatırlarsın ama bilirsin o günler geri gelmeyecek... İnsanlara alışmak bu yüzden kötüdür belki de. Varlığına alıştığımız insanların yokluğu acı vermez mi? Bence en çok acı veren kısımdır. Varlığına alıştığımız insanların yokluğuna alışmak veya alışmamak... Onların söyledikleriyle ayakta kalmaya çalışırsın, onlara verdiğin sözlerle... Bir daha sesini duyamayacağın,görüşemeyeceğin insanı özlemek de zordur. Tabii bu bir ihtimaldir. Belki görüşürsün,belki telefonda da olsa sesini duyarsın ama sarılamayacaksın belki de. Belki o seni unutacak sen onu unutamayacaksın. Bu yüzden zordur özlemek...  Özlediklerinizin sizi unutmaması dileğiyle...

Kahraman Ordumuza(12 Mart konulu kompozisyon)

Resim
Milli birlik,beraberlik, dayanışma vatana benliğini veren unsurlardır. Bu unsurlar beraberinde halka özgürlük ve bağı kazandırarak devleti sürdürülebilir hâle getirir.   Ülkemiz,milletinin refah içinde yaşamasını her şeyin önünde tutmuş ve bunun uğrunda onlarca cephede savaş vermiştir. Farklı yazılarda anlatılan destansı mücadeleye en iyi yorumu ise Mehmet Akif Ersoy getirmiştir. O dönem yaşananları en içten duygularla anlatan bu yazı zaferlerin en kutlu,en mutlu olanının bizlere mirasıdır. Ardında birçok sahne barındıran eser uzun bir süreç ile ortaya çıkmıştır. Milletin asıl kanında mevcut olan kudret,marşa en iyi şekilde yansıtılmıştır. Halkın manevi gücünü arttırmak amacıyla bir marş yazılmasına karar verilmesinin ardından akıllara gelen tek isim olan Mehmet Akif, ısrarların da etkisiyle marşı yazmayı kabul etmiştir. Birinci seçilse de paranın bir vakfa hibe edilmesinin kabul ettirilmesi sonrası yazılan eser 724 tanesinin arasında "Kahraman Ordumuza" başlığıyla millî marş...

Arkadaşlık...

Resim
İnsan,sosyal bir varlıktır. Bazen konuşacak,dertleşecek kişi veya kişilere ihtiyaç duyar. İşte o kişidir arkadaş... Sırlarını paylaşabildiğin,sonsuz güven ve sevgi duyduğun,birlikte binlerce hayal kurabildiğin kişidir arkadaş. Bazı arkadaşlar vardır;onları anlatmaya kelimeler kifayetsiz kalır. Onlar senin ailen olur,kardeşin olur bazen. O zaman anlarsın,aile veya kardeş olmak için kan bağına gerek yok... Peki sadece insan mıdır, arkadaş? Bence hayır. Kimi zaman kitaplar arkadaşımız olur. Bizi bulunduğumuz dünyadan uzaklaştırır kendi sonsuz,ucu bucağı olmayan bir dünyaya bırakır. İşte o an kendine gelirsin. Olduğun ortamdan uzaklaşmak iyi gelir sana. Sıkıntılarını bir süreliğine kenara bırakmak,onlardan ayrılmak... Hafiflemiş hissedersin kendini. Kitabı bitirine kadar bırakmak istemezsin. Yaşadım,biliyorum. Okuduğun kitabı bitirmeden uyumak veya herhangi bir işle uğraşmak istemezsin. O, arkadaşın olur. Seni alır sıkıntılarından, kendi dünyasına bırakır... Sonuç olarak sadece insan değil...

Öz Güven...

Öz güven;bireyin kendisi ile ilgili olumlu düşüncelere sahip olması,kendine inanması,kendi gücünün farkında olması,kendini olduğu gibi kabul etmesi şeklinde tanımlanabilir.   Hayatta başarıya ulaşabilmenin temel koşulu kişinin o güven sahibi olmasıdır. Çünkü öz güven sahibi olan birey;kendine inandığı ve güvendiği için başarıyı kolayca yakalayabilir. Öz güven sahibi olmayan bireyler için aynı şeyi düşünemeyiz. Öz güven sahibi insanların kendilerine saygıları vardır. Bir işe başladıkları zaman o inanç sayesinde başladıkları işin sonunu getirebilirler. İnsanın kaybetmemesi gereken bir duygudur öz güven. Özgüveni kaybetmiş bireyler bir işe başladıklarında içlerindeki başaramama korkusundan dolayı başladıkları işi yarım bırakabilirler. Herkes başladığı işin sonunu getirmek ister,içinde korku oluşması öz güven zayıflığından dolayıdır. "Öz güven büyük girişimlerin ilk şartıdır."  (Samuel Johnson)

Güven...

Resim
Güven; insanlara,canlılara özgü olan önemli değerlerden biridir. Çevresindeki insanlara, arkadaşlarına,dostlarına karşı hissedebileceği en önemli duygudur.  Bir karar verirken güven duygusu devreye girebilir. Çünkü o kararı alırken çevresine, güvendiği insanlara danışabilir. Bilir, güvendiği insanların,en azından bir kısmının onun iyiliğini düşündüğünü.  Güven duygusu bir toplumdaki temel duygudur. Güven duygusu herkese karşı duyulmaz. Yakınlarımıza,bizim için değerli ve önemli olan insanlara duyulan duygudur güven. İnsan güvenemedikleri kişilere hiçbir şekilde yakınlık gösteremezler. Güven, insanların arasındaki bağların güçlenmesine yardımcı olur. Bir insana sevdiği, güvendiği biri tarafından kötü bir şey yapıldığında o kişiye karşı duyulan güven duygusu sarsıntıya uğrayabilir...