Yeni Yaş (Hikaye)
Üniversiteye başlayan bir öğrenciyim. Ailemden kopmanın hüznü ve rahatlığı bir kenarda yeni şehre alışmaya çalışıyorum. Bazen zor gelse de başarmanın gurur ile arkadaşımla aynı eve çıkmanın sevinci içerisindeyim.
Bazen okul çıkışı, hafta sonları hava almaya çıkıyorum. Bugün de o günlerden biri. Şehrin karmaşasından, belirli bir yaştan sonra ailem tarafından yargılanmaktan, derslerin yoğunluğundan uzaklaşmak istiyorum. Eğlenceli ve bir o kadar yoğun geçen lise yıllarımı, iyi bir liseye gitmem için çabalayan ortaokul öğretmenlerimi düşünüyorum. Önceden onları her düşündüğümde yüzümde acı bir tebessüm oluşurken şimdi anlıyorum büyüdüğümü. Çünkü onların bana anlattığı, söylediği her şeyi günlük yaşantımda uygulamaya başladık. Birçoğuyla halen görüşüyorum. Özellikle lise öğretmenlerim ve Türkçe öğretmenimle. Bana ilham kaynağı olan insanları unutmak kolay olmasa gerek. Kimi zaman bir köprüde yürürken eski halimi düşünüyorum. Önceden bu yollardan bir arkadaş grubuyla yürürken şimdi tek başıma yürüyor olmak ne anlama geliyordu? Yalnız değilim biliyordum. "İnsan bazen yalnız kalmayı tercih eder." derdi Türkçe öğretmenim. İnsan, bazen şehrin karmaşasından, insanoğlunun yargılamasından yorulmuştur ve kendi köşesine çekilip düşünmek ister. Tam bu noktadaydım, zaman su gibi akıp geçmişti.
İçimden bunları geçirirken telefonum çaldı. Arayan ev arkadaşımdı. "Acil eve gelmen gerek." diyordu telefonda. Ne olduğunu sorsam da söylemiyordu.
Eve geçtiğimde beni bir sürpriz bekliyordu anlaşılan. Kapıyı anahtarla açtığımda "İyi ki doğdun." diye bir ses yükseldi. Telefonumu açtığımda tarih "6 Haziran'ı" gösteriyordu. Tabii ya bugün doğum günümdü. İnsan kendi doğum gününü unutmazdı elbet ama ben unutuyordum işte. Arkadaşlarım unutamayacağım sürpriz yapmışlardı bana. Bu sefer eskiyi getirmeyecektim aklıma, duygulanmayacaktım. Hepsine teşekkür ettim ve her birine sıkıca sarıldım. O günü beraber geçirdik anlaşılan herkesin böyle bir şeye ihtiyacı varmış. Anlatacak o kadar şey birikmişti ki hangi birini anlatacağımızı bilemiyorduk; kimi zaman gülüyor, kimi zaman da eskiyi hatırlıyorduk. Her biri tekrar yaşanmaya değerdi. O an anladım ki biz bir aile haline gelmişiz.
Biz sohbete dalmışken telefonum birkaç sefer çaldı. Kuzenlerim, teyzemler derken onlarca kişiyle konuşmuştum. Eskiden doğum günlerimde unutulduğumu hissederdim ama artık hissetmiyordum. Zaman geçtikçe çevrem genişliyor diyemezdim evet, hayatımdan çıkanlar oluyordu. Ama ben onların bana öğrettikleri ve onlardan çıkardığım derslerle hayatıma devam ediyorum.
Yorumlar
Yorum Gönder